Paşalimanı Ağlıyor! Daha ne kadar yalnız kalacaklar?
Yazının Giriş Tarihi: 28.10.2025 12:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.10.2025 20:46
Paşalimanı Adası
Belki de Türkiye’nin, memleketimizin en nadide, en bakir, en güzel adalarından biri…
Marmara Denizi’nde bulunan adamız, Türkiye’nin 5. büyük adası konumunda.
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Adını ise Osmanlı döneminde Rodos Seferi’nden dönerken fırtınaya yakalanan Lala Mustafa Paşa’dan alır. Bizans dönemindeki adı Halone (Alonya) olan bu adaya sığınan Paşa, burada yaralı askerlerini tedavi ettirmiş, şehit düşenleri ise defnettirmiştir. Ayrıca adaya cami ve çeşmeler inşa ettirmiştir. Bu sebeple adanın ismi Paşalimanı olarak anılmaya başlanmıştır.
Ne yazık ki Paşalimanı, dünden bugüne hak ettiği ilgiyi görememiş; yalnızlığına terk edilmiş bir ada konumundadır.
Doktoru yok, elektriği sıkıntılı, ulaşımı ise her zaman problemli…
Tüm bu zor şartlara rağmen dimdik ayakta durmaya çalışıyorlar ama artık yorulmuşlar.
Haklılar… Nasıl yorulmasınlar ki?
Mesela ulaşım… Adaya tek ulaşım GESTAŞ gemileriyle Erdek üzerinden sağlanıyor.
Hava şartları gibi olumsuz durumlarda ise ulaşım tamamen kesiliyor.
Geriye tek çare, Tuzla Koyu’ndaki balıkçılar kalıyor. Onların da Allah yardımcısı olsun.
Aşağıdaki görselde durumun ciddiyetini daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.
Fotoğraf, @pasalimaniadasi1 Instagram sayfasında paylaşılan bir videodan alıntıdır. Takip etmenizi tavsiye ederim.
Şimdi dertleri daha büyük…
Ve hepimiz bu derde kulak vermeliyiz!
Paşalimanı, tarihiyle, insanlarıyla, endemik bitki türleriyle olduğu kadar doğasıyla da muazzam bir yerdir.
Doğasında birçok canlıya ev sahipliği yapar.
Bu canlılar arasında keklikler ve tavşanlar da var — ancak bugünlerde onlar zor zamanlardan geçiyor.
Adada, bildiğim kadarıyla ilk kez av sahası ilan edildi ve avcılar adaya akın etmeye başladılar.
Hâliyle ortalık karıştı Paşalimanı’nda!
“Bize soran oldu mu?
Bizden onay alındı mı?”
diye soruyor adalılar — ve sonuna kadar haklılar.
Paşalimanı halkı, muazzam bir birlik ve beraberlik örneği göstererek bizlere unuttuğumuz bazı değerleri hatırlattı.
Ada halkı, adadaki hayvanlara tüm gücüyle sahip çıkmaya başladı.
Gösteriler, protestolar devam ediyor.
Ada halkı şimdi sesini devlet yetkililerine duyurmaya çalışıyor.
Evet, ortada yasal bir izin var…
Ama bu karar iptal edilebilir!
Paşalimanı’lı üzgün.
Paşalimanı’lı kırgın.
Paşalimanı’lı öfkeli.
Ve Paşalimanı’lı tek yürek haykırıyor:
“ADADA KATİL İSTEMİYORUZ!”
Peki bizler?
Daha ne kadar onları duymamayı sürdüreceğiz?
Daha ne kadar yalnız bırakacağız?
Kaderlerine terk etmeye ne zamana kadar devam edeceğiz?
Gerçeğin acı yüzü
Aşağıda paylaşacağım görseller için affedin beni.
Fakat vicdanlara ulaşamadığımız sürece bu işin bir sonuca varacağına inanmıyorum, ne yazık ki…
Paşalimanı Adası’ndan, Güney Marmara Adalar Platformu (GÜMAP) Yönetim Kurulu Üyesi, Emekli Albay Zekai Başol ağabeyimle görüştüm.
Sağ olsun, her soruma içtenlikle yanıt verdi.
Aldığım bilgiler hem yüreğimi sızlattı hem de kararın iptali konusunda bana umut verdi.
Avcılar, aldıkları yasal izin doğrultusunda Çarşamba, Cumartesi ve Pazar günleri avlanabiliyor.
Çarşamba günü avcıların gelmeyeceğini düşünüyorlar ama hafta sonu yoğun bir avcı akını yaşanıyor.
Pansiyon sahipleri, avcılara kesinlikle oda vermiyor.
Ancak avcılar da çareyi çadır kurup kamp yapmakta bulmuş.
Av süresi Şubat ortasında sona erecekmiş.
Fakat ada tabiri caizse “bir avuç.”
O tarihe kadar çok geç olabilir.
Av sahalarının açılmasıyla birlikte sadece Paşalimanı Adası’na 125 avcı geldiği söyleniyor.
Başta abartılı geldi ama yaptığım araştırmalarda bu rakamın doğru olduğunu öğrendim.
Her avcının günde 2 keklik ve 1 tavşan vurma hakkı var.
125 avcı… Katliamın boyutunu siz düşünün artık!
Avcıların büyük kısmı konuya duyarsız.
“Ben AVBİS’e kayıt yaptırdım kardeşim, bu işe 20.000 TL yatırdım, devlet bana izin vermiş — bana ne?” diyorlar.
Ne yazık ki bu kadar umursamazlar…
Bir avuç kahraman
Paşalimanı muhtarları tek yürek!
En çok mücadele edenlerin başında onlar geliyor.
“Muhtar” demeye dilim varmıyor; çünkü onlar adeta birer nefer gibi savaşıyorlar.
Ve yalnızca bu meselede değil — ulaşım, sağlık gibi temel sorunlarda da Paşalimanı halkının derdini devlete duyurmaya çalışıyorlar.
Ama seslerini duyurabiliyorlar mı?
Orasını gelin onlardan dinleyin…
Bir dokunun, bin “ah” işitirsiniz — demedi demeyin.
Paşalimanı Adası dernekleride üzerine düşeni fazlası ile yapıyorlar
Ada halkı tarafından gerçekleştirilen protestoları organize edip alana ulaşmaları için servis ücretlerini bizzat derneklerin karşıladığı öğrenildi.
Konu hakkında Erdek Kaymakamı Hasan Göç ile de görüşülmüş.
Kaymakam Bey, durumu Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu’na iletip çözüm bulmak istiyor.
Paşalimanı Adası’nın avlak bölgesinden çıkarılıp yetiştirme alanına dönüştürülmesi için umutluyum.
Bakalım neler olacak…
Hep birlikte göreceğiz.
Ve biz de takipçisi olmaya devam edeceğiz!
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Erhan YÜCEL
Paşalimanı Ağlıyor! Daha ne kadar yalnız kalacaklar?
Paşalimanı Adası
Belki de Türkiye’nin, memleketimizin en nadide, en bakir, en güzel adalarından biri…
Marmara Denizi’nde bulunan adamız, Türkiye’nin 5. büyük adası konumunda.
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Adını ise Osmanlı döneminde Rodos Seferi’nden dönerken fırtınaya yakalanan Lala Mustafa Paşa’dan alır. Bizans dönemindeki adı Halone (Alonya) olan bu adaya sığınan Paşa, burada yaralı askerlerini tedavi ettirmiş, şehit düşenleri ise defnettirmiştir. Ayrıca adaya cami ve çeşmeler inşa ettirmiştir. Bu sebeple adanın ismi Paşalimanı olarak anılmaya başlanmıştır.
Ne yazık ki Paşalimanı, dünden bugüne hak ettiği ilgiyi görememiş; yalnızlığına terk edilmiş bir ada konumundadır.
Doktoru yok, elektriği sıkıntılı, ulaşımı ise her zaman problemli…
Tüm bu zor şartlara rağmen dimdik ayakta durmaya çalışıyorlar ama artık yorulmuşlar.
Haklılar… Nasıl yorulmasınlar ki?
Mesela ulaşım… Adaya tek ulaşım GESTAŞ gemileriyle Erdek üzerinden sağlanıyor.
Hava şartları gibi olumsuz durumlarda ise ulaşım tamamen kesiliyor.
Geriye tek çare, Tuzla Koyu’ndaki balıkçılar kalıyor. Onların da Allah yardımcısı olsun.
Aşağıdaki görselde durumun ciddiyetini daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.
Şimdi dertleri daha büyük…
Ve hepimiz bu derde kulak vermeliyiz!
Paşalimanı, tarihiyle, insanlarıyla, endemik bitki türleriyle olduğu kadar doğasıyla da muazzam bir yerdir.
Doğasında birçok canlıya ev sahipliği yapar.
Bu canlılar arasında keklikler ve tavşanlar da var — ancak bugünlerde onlar zor zamanlardan geçiyor.
Adada, bildiğim kadarıyla ilk kez av sahası ilan edildi ve avcılar adaya akın etmeye başladılar.
Hâliyle ortalık karıştı Paşalimanı’nda!
Paşalimanı halkı, muazzam bir birlik ve beraberlik örneği göstererek bizlere unuttuğumuz bazı değerleri hatırlattı.
Ada halkı, adadaki hayvanlara tüm gücüyle sahip çıkmaya başladı.
Gösteriler, protestolar devam ediyor.
Ada halkı şimdi sesini devlet yetkililerine duyurmaya çalışıyor.
Evet, ortada yasal bir izin var…
Ama bu karar iptal edilebilir!
Paşalimanı’lı üzgün.
Paşalimanı’lı kırgın.
Paşalimanı’lı öfkeli.
Ve Paşalimanı’lı tek yürek haykırıyor:
Peki bizler?
Daha ne kadar onları duymamayı sürdüreceğiz?
Daha ne kadar yalnız bırakacağız?
Kaderlerine terk etmeye ne zamana kadar devam edeceğiz?
Gerçeğin acı yüzü
Aşağıda paylaşacağım görseller için affedin beni.
Fakat vicdanlara ulaşamadığımız sürece bu işin bir sonuca varacağına inanmıyorum, ne yazık ki…
Paşalimanı Adası’ndan, Güney Marmara Adalar Platformu (GÜMAP) Yönetim Kurulu Üyesi, Emekli Albay Zekai Başol ağabeyimle görüştüm.
Sağ olsun, her soruma içtenlikle yanıt verdi.
Aldığım bilgiler hem yüreğimi sızlattı hem de kararın iptali konusunda bana umut verdi.
Avcılar, aldıkları yasal izin doğrultusunda Çarşamba, Cumartesi ve Pazar günleri avlanabiliyor.
Çarşamba günü avcıların gelmeyeceğini düşünüyorlar ama hafta sonu yoğun bir avcı akını yaşanıyor.
Pansiyon sahipleri, avcılara kesinlikle oda vermiyor.
Ancak avcılar da çareyi çadır kurup kamp yapmakta bulmuş.
Av süresi Şubat ortasında sona erecekmiş.
Fakat ada tabiri caizse “bir avuç.”
O tarihe kadar çok geç olabilir.
Av sahalarının açılmasıyla birlikte sadece Paşalimanı Adası’na 125 avcı geldiği söyleniyor.
Başta abartılı geldi ama yaptığım araştırmalarda bu rakamın doğru olduğunu öğrendim.
Her avcının günde 2 keklik ve 1 tavşan vurma hakkı var.
125 avcı…
Katliamın boyutunu siz düşünün artık!
Avcıların büyük kısmı konuya duyarsız.
“Ben AVBİS’e kayıt yaptırdım kardeşim, bu işe 20.000 TL yatırdım, devlet bana izin vermiş — bana ne?” diyorlar.
Ne yazık ki bu kadar umursamazlar…
Bir avuç kahraman
Paşalimanı muhtarları tek yürek!
En çok mücadele edenlerin başında onlar geliyor.
“Muhtar” demeye dilim varmıyor; çünkü onlar adeta birer nefer gibi savaşıyorlar.
Ve yalnızca bu meselede değil — ulaşım, sağlık gibi temel sorunlarda da Paşalimanı halkının derdini devlete duyurmaya çalışıyorlar.
Ama seslerini duyurabiliyorlar mı?
Orasını gelin onlardan dinleyin…
Bir dokunun, bin “ah” işitirsiniz — demedi demeyin.
Paşalimanı Adası dernekleride üzerine düşeni fazlası ile yapıyorlar
Ada halkı tarafından gerçekleştirilen protestoları organize edip alana ulaşmaları için servis ücretlerini bizzat derneklerin karşıladığı öğrenildi.
Konu hakkında Erdek Kaymakamı Hasan Göç ile de görüşülmüş.
Kaymakam Bey, durumu Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu’na iletip çözüm bulmak istiyor.
Paşalimanı Adası’nın avlak bölgesinden çıkarılıp yetiştirme alanına dönüştürülmesi için umutluyum.
Bakalım neler olacak…
Hep birlikte göreceğiz.
Ve biz de takipçisi olmaya devam edeceğiz!
Saygı ve sevgiyle…